16 Ağustos 2014 Cumartesi

Hac Mevsimi

 
   "Bismillahirrahmanirrahim"


     Hac zamanının yaklaştığı bu günlerde biraz bu konuya değinmek istiyorum. Kur'an'ı Kerim'de dokuz yerde Hacc, bir yerde de Hicce şeklinde geçen bu kelime ziyaret anlamına gelmektedir. Hac, aynı imanı taşıyan, renk, dil, ırk ayırt etmeyen tüm insanları buluşturan bir ibadettir. Tüm müslümanlar ihrama girerek orada adeta mahşer hayatını yaşamaktadır.

     Rabbim hayırlısıyla gitmek isteyen herkese nasip etsin inşallah. Peygamber Efendimizin(s.a.v) ayak bastığı yerlere gitmek eşsiz tarifsiz bir duygu olsa gerek. İnşallah Rabbim eşlerimiz ve çocuklarımızla  birlikte gitmeyi nasip etsin        bizlere( bana da inşallah..).

     Biraz bahsedecek olursak:

     Hac ibadeti, hicretin 9. yılında farz kılınmış olup, Kuran-ı Kerim, Sünnet ve İcma ile sabit olan bir ibadettir. Her müminin amacı Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaktır. Allah'ın rızasını kazanmanın yollarından biri de, peygamberleri aracılığı ile bildirdiği emirleri yerine getirmek, yasaklarından da kaçınmaktır. Allah’ın emirleri insanı iyiye, güzele, doğruya yöneltmek, yasakları ise kötülüklerden uzaklaştırmaktır. Böylece insanı güzel ahlâk sahibi kılarak mutlu olmasını sağlamaktır. Aynı zamanda Allah’ın buyruklarını yerine getirmekle onun sevgisini kazandığımız gibi, verdiği nimetlerden dolayı da şükretmiş oluruz. Çünkü Allah sevgiye, saygıya ve ibadet edilmeye lâyık tek varlıktır.

     İslâm’ın beş temel şartından biri olan hac hem mal hem de bedenle yapılan bir ibadettir. Maddi durumu iyi olanların ömürlerinde bir defa hac ibadetini yapmaları farzdır. Yüce Allah Kur’an’da: “Yoluna gücü yetenlerin Allah’ın evi (Kâbe)ni hac ve ziyaret etmeleri, insanlar üzerinde Allah’ın bir Hakkı’dır.” (Ali İmran Suresi, Ayet 97) buyurmuştur.

     Peygamber Efendimiz; “İslam beş temel esas üzerine kurulmuştur. Bunlar; Allah’tan başka ilah bulunmadığına ve Hz. Muhammed’in Allah’ın Rasulü ve elçisi olduğuna şahitlik etmek, namazı dosdoğru kılmak, zekâtı vermek, hac yapmak ve Ramazan orucunu tutmaktır”(Hadis-i Şerif) buyurmuş ve yapılışını bizzat uygulayarak Müslümanlara öğretmiştir.

     Hac kimlere farzdır ;
1. Müslüman olan
2. Akıllı olan
3. Büluğa ermiş olan
4. Hür olan
5. Ekonomik yönden imkân sahibi olan
6. Sağlıklı olan
7. Yol güvenliğinin bulunması
8. Haccın farz olduğunu bilen
9. Haccın eda edildiği vakte yetişen
10. Kadınlardan can, mal ve namus güvenliği sağlanmış olan
11. Eşi ölmüş veya boşanmış kadınlardan iddet süresini doldurmuş olan

Yukarıdaki şartları sağlayanlara Hac, farz bir ibadettir.

     Niyet ve yapılışı yönünden Haccın çeşitleri ;

1) İfrad Haccı : Sadece hacca niyet edilerek, ihramlı olarak yapılan hacdır.

2) Temettü Haccı : Umre ve hacca, ayrı ayrı niyet edilen ve ayrı ayrı ihramlı olarak yapılan hacdır.

3) Kıran Haccı : Umre ve hacca, birlikte niyet edilerek, ikisini bir tek ihramla birleştirerek (İhramdan çıkmadan birlikte) yapılan hacdır.

 TELBİYE:     LEBBEYK, ALLAHÜMME LEBBEYK,
                     LEBBEYKE LA ŞERİKE LEKE LEBBEYK,
                     İNNEL HAMDE, VENNİ’METE, LEKE VEL MÜLK
                     LA ŞERİKE LEK

"ALLAHIM! DAVETİNE İCABET EDİYORUM, EMRİNE BOYUN EĞİYORUM, BÜTÜN VARLIĞIMLA SANA TESLİM OLDUM.
SENİN HİÇBİR ORTAĞIN YOKTUR, TEKRAR TEKRAR DAVETİNE İCABET EDİYORUM.
ŞÜPHESİZ HAMD SANA MAHSUSTUR, NİMET SENİNDİ, MÜLKDE SENİN.
SENİN HİÇBİR ORTAĞIN YOKTUR."

Bütün yol boyunca bu telbiye sıkça tekrarlanır. Öyle güzel ki...

Devam edelim:

İhram ;Hac yapmak veya Umre yapmak veya Umre ve Haccı birlikte yapmak niyeti ile, sair zamanlarda helal olan bazı davranışları, kişinin kendisine haram kılması demektir.

Tavaf ;Hacer-i Esved hizasından başlayarak Kâbe’nin etrafında yedi defa dönmek demektir. Bu dönüşlerin her birine şavt denir.

Sa’y ;Safa ve Merve tepeleri arasında, Safa’dan başlayarak dört kere gidip üç kere gelmektir.

İhramlıya Yasak Olmayan Şeyler ; İhramlının yıkanması, kokusuz sabun kullanması, diş fırçalaması, diş çektirmesi, kırılan tırnağı ve zarar veren bir kılı koparması, kan aldırması, iğne yaptırması, yara üzerine sargı sardırması, kol saati, yüzük ve bilezik takması, kemer kullanması, omuza çanta asması, yüzü ve başı örtmeden üzerine battaniye, pike ve benzeri şeyler alması, palto ve benzeri giysileri giymeksizin omuza alması yasak değildir.

Kur'an'ı Kerim'de Hac ibadetiyle alakalı şu ayetler vardır:

Bakara Sûresinin 158. Ayeti :
"Şüphesiz, Safa ile Merve Allah’ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kâ’be’yi ziyaret eder ve onları da tavaf ederse bunda bir günah yoktur. Her kim de gönlünden koparak bir hayır işlerse şüphesiz, Allah onu bilir, karşılığını verir."

Bakara Sûresinin 189. Ayeti :
"Sana, hilalleri soruyorlar. De ki: “Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Ama iyi davranış, takva sahibi (Allah’a karşı gelmekten sakınan) insanın davranışıdır. Evlere kapılarından girin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz."

Bakara Sûresinin 196. Ayeti :
"Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı gönderin. Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden her kim hastalanır veya başından rahatsız olur (da tıraş olmak zorunda kalır)sa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi, ya da kurban kesmesi gerekir. Güvende olduğunuz zaman hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurban bulamayan kimse üçü hacda, yedisi de döndüğünüz zaman (olmak üzere) tam on gün oruç tutar. Bu (durum), ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve Allah’ın cezasının çetin olduğunu bilin."

Bakara Sûresinin 197. Ayeti :
"Hac (ayları), bilinen aylardır. Kim o aylarda hacca başlarsa, artık ona hacda cinsel ilişki, günaha sapmak, kavga etmek yoktur. Siz ne hayır yaparsanız Allah onu bilir. (Ahiret için) azık toplayın. Kuşkusuz, azığın en hayırlısı takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma)dır. Ey akıl sahipleri, bana karşı gelmekten sakının."

Bakara Sûresinin 198. Ayeti :
"(Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizin lütuf ve keremini istemekte size bir günah yoktur. Arafat’tan ayrılıp (sel gibi Müzdelife’ye) akın ettiğinizde Meş’ar-i Haram’da Allah’ı zikredin. Onu, size gösterdiği gibi zikredin. Doğrusu siz onun yol göstermesinden önce yolunu şaşırmışlardan idiniz."

Bakara Sûresinin 200. Ayeti :
"Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, artık (cahiliye döneminde) atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan da kuvvetli bir anışla Allah’ı anın. İnsanlardan, “Ey Rabbimiz! Bize (vereceğini) bu dünyada ver” diyenler , vardır. Bunların ahirette bir nasibi yoktur."

Âl-i İmrân Sûresinin 96. Ayeti :
"Şüphesiz insanlar için kurulan ilk ibadet evi, elbette Mekke'de, âlemlere rahmet ve hidayet kaynağı olarak kurulan Kâbe'dir."

Âl-i İmrân Sûresinin 97. Ayeti :
"Onda apaçık deliller, Makam-ı İbrahim vardır. Oraya kim girerse, güven içinde olur. Yolculuğuna gücü yetenlerin haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse (bu hakkı tanınmazsa), şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağnidir. (Kimseye muhtaç değildir, her şey ona muhtaçtır.)"

Mâide Sûresinin 2. Ayeti :
"Ey iman edenler! Allah’ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab’lerinden bol nimet ve hoşnutluk isteyerek Kâ’be’ye gelenlere sakın saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktığınızda (isterseniz) avlanın. Sizi Mescid-i Haram’dan alıkoydular diye bir takımlarına beslediğiniz kin, sakın ha sizi, haddi aşmaya sürüklemesin. İyilik ve takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma) üzere yardımlaşın. Ama günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Çünkü Allah’ın cezası çok şiddetlidir."

Mâide Sûresinin 97. Ayeti :
"Allah; Kabe’yi, o saygıdeğer evi, haram ayı hac kurbanını ve (bu kurbanlara takılı) gerdanlıkları insanlar(ın din ve dünyaları) için ayakta kalma (ve canlanma) sebebi kıldı. Bunlar, göklerde ve yerde ne varsa hepsini Allah’ın bildiğini ve Allah’ın (zaten) her şeyi hakkıyla bilmekte olduğunu bilmeniz içindir."

Tevbe Sûresinin 3. Ayeti :
"Hacc-ı ekber gününde, Allah ve Resûlünden bütün insanlara bir bildiri-dir: Allah ve Resûlü, Allah’a ortak koşanlardan uzaktır. Eğer tövbe ederseniz, bu sizin için hayırlıdır. Ama yüz çevirirseniz, şunu iyi bilin ki, siz Allah’ı âciz bırakabilecek değilsiniz. İnkârcılara, elem dolu bir azabı müjdele!"

Tevbe Sûresinin 19. Ayeti :
"Siz hacılara su dağıtmayı ve Mescid-i Haram’ın bakım ve onarımını, Allah’a ve âhiret gününe iman edip Allah yolunda cihad eden kimse(lerin amelleri) gibi mi tuttunuz? Bunlar Allah katında eşit olmazlar. Allah zâlim topluluğu doğru yola erdirmez."

     Rabbim inşallah bizlere de nasip etsin. Aminnnnnnnnnnnnn....Aminnn... Amin......
Allah'ın rahmeti ve bereketi üzerimize olsun. Yar ve yardımcımız olsun. Her türlü şerden, beladan, kötülükten bizi muhafaza etsin inşallah. Rabbimin emrettiği gibi salih müslümanlardan olmayı nasip etsin bizlere...

     Selam ve dua ile...
     Hayırlı geceler...
     Allah'a emanet olun...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder